banner2

Basın mı? Bence Basmayın!

Zam yağmuru sele dönüşünce altta kalanın canı çıksın formülü çalışmaz oldu. Zammın eski ve tek adresi vatandaşın mutfağı iken, ihtiyaçlar o kadar çeşitlendi ve çoğaldı ki; vatandaşın üzerine selin önüne kattıkları da gelmeye başladı.

Düne kadar üç harfliler başta olmak üzere marketlerde şenlik varken, marketler raflarına koyacak mal bulamıyorlar.

Düne kadar mal satmak için yırtınanlar, promosyon seyahatler verenler siparişleri alırken kasmaya başladı.

Düne kadar kârını satış devir hızını üzerinden hesaplayanlar, 1970’lerin rafta dursun üzerine koysun taktiği ile oynamaya başladılar.

Neden?

Çünkü zam yağmurunun Nuh tufanına dönüşeceğini düşünenler var.

Ya Hükümete ve alınan tedbirlere güvenmiyorlar!

Ya da istifçilik yapıp selden kütük kapmaya çalışan kurnazlar türedi.

Basın Dünyasının hali içler acısı idi, şimdi felakete doğru gidiyor.

Kağıt fiyatları yerinde durmadığı gibi alımlar kasıntılı olmaya başladı. Vade unutuldu ’trink para’ moda oldu. Kale gibi sağlam çekin ve ek teminatın varsa vadeli mal var ama onda da fiyat yok.

Kağıdı bir şekilde bağladın diyelim.

Baskı işi ayrı bir külfet ve maliyet getiriyor.

Matbaası olanlar eskiden koca tesisi günde sadece 15 dakika kendi gazeteleri için çalıştırıp kontak kapatırlardı. Yani tam bir şımarıklık içerisindeydiler.

Son zamanlarda da maliyeti daha düşük diye kendi tesislerini yatırıp İstanbul’a bastırmaya başlamışlardı ama kimsenin aklına herkes nasibini alsın bir olalım tek tesis kuralım hepimiz hizmet alalım diye düşünmek gelmemişti.

Bugün ilk patlak İzmir’den geldi ve yerel gazeteler Pazar günleri çıkmama kararı aldılar.

Bursa’da yerel gazetelerde sayfa düşürmek için çalışmalar başladı. BYEGM ve BİK yerel gazetelerin krizin ağırlığına dayanabilmeleri için asgari 212 li kadrolarda indirim yapacak.

Bunlar iyi ama baskıyı ortak matbaada yapalım diyen yok.

Fiyatlarda biraz dolaşınca bir gazetenin kağıt ve baskı fiyatı 1 TL olduğunu görüyorsunuz.

Bunun içini doldurmak için muhabir lazım. Aklı başında vicdanının kalemi kiralık olmayan köşe yazarları lazım… Yer lazım…Alt yapı lazım… Yatırım lazım…

Personel Maaşı, SGK, Vergi, Kârı, Algısı derken üzerine ne koyacaksınız?

Hiçbir şey!

Bir şey koysanız 2 liraya gazete satamazsınız.

Bir gazete ya da bir ürün maliyetinin yüzde 60 altına gazete satılıyorsa, orada bir hastalık var demektir.

Kamu Vicdanını temsil ederek basından helal lokma yemek için bütün yerel gazeteler ortak havuzlarını kurmalı ve herkes kendi meşreplerine göre yayın yapmaya devam etmelidir.

Yoksa zaten beli kırık olan basın emekçilerinin üzerine basılacaktır.

YORUM EKLE