banner2

BSTV katillerine yazıklar olsun!

Bursaspor TV de göreve davet edildiğimde işe başlamadan önce dönemin Başkanı Recep Bölükbaşı’na Fırat Yılmaz kardeşimin desteği ile hazırladığımız BSTV için 30 sayfalık bir Swap Analizi dosyası iletmiştim.

Yol haritamızda özgür, özgün, elbette taraflı, kendi ekmeğini çıkaracak ve en önemlisi izlenme oranı yüksek bir televizyon kanalı vardı.

Genel Yayın Yönetmeni olarak göreve başladığımın ertesini günü bana her gün 11: 00 – 12:30 arası canlı yayın programına çıkma görevi verildi. Bu benim için ortamı tanımak adına iyi fırsat olduğunu düşünerek ekrana çıktım. Benden önce o programı sunan Paçacı’dan farklı olarak risk aldım. Her noktada doğru olduğuna inandığım şeyleri söyledim. Allah için başarılı olduğumu söyleyenler çoğunlukta oldu ve ekran ve radyodan yayınlanan program sayesinde birçok BURSASPORLU kardeşim oldu.

Canlı katılımlı interaktif bir program olduğundan aralarda bana iletilen zor soruları sormak konusunda fikrimi soran partnerim Saner'e  içi ve içeriği boş küfürler dışında bütün soruları aktarması talimatını verdim.

BSTV Genel Müdürü Mehmet Gerçeksi ile zamanla birbirimizi tanıdık ve çok iyi dost olduk. Bana BSTV nin tarihini anlattı. Kuruluşu ve devamındaki katkılarını fark ettim.

Ulusal ve Sulusal ekranlar ile medyanın İstanbul takımlarının borazanı olduğu ve onların istediklerinin ekranlarda gerçek gibi algılatıldığı dönemde şampiyonluk ateşini ilk yakan Diyarbakır deplasmanı olaylarının canlı görüntülerinin hayatları pahasına BSTV kameraları tarafından dünyaya izletildiğini ondan öğrendim.

Ailesini, işlerini, vaktini, hatta şahit olduğum nakdini Bursaspor’dan esirgemeyen Gerçeksi’nin aynı zamanda Bursaspor’un derin tarihi ve hafızası olduğunu gördüm.

Bilmeyenler için söylemek zorundayım ki; Babasının onun ve ailesinin üzerinden para kazanma planları içerisinde Bursaspor hiç olmadı.

Bugün bile bana tanıdığın en iyi BURSASPORLU kim deseler düşünmeden Mehmet Gerçeksi’ yi tek geçerim

Biz yayına devam ederken, içeridekiler tarafından Kuzey Koreli muamelesi gördüğümüzü fark ettim. Mesela içerdekilerin hostesine çaycısına çorbacısına galibiyet primlerinden pay verilirken, takımın sesi ve nefesi olan, antrenmanlarda görüntü çeken verileri bilgi bankasında tutan, deplasmanlarda çile çeken BSTV ekibine primden pay verilmiyordu.

Buna çok sert tepki gösterdim, Gerçeksi de arkamda durdu ve sonunda çocukların haklarını söke söke aldık. Bunda dönemin medya sorumlusu yöneticisi Mustafa Bakır’ın da hakkını yememek gerekir.

Bu konuda hakkı olmayan tek kişi Medya Direktörü(!)Paçacı ise BSTV’den tazminatlı çıkışını alarak Bursaspor personeli olarak kulübün başını derde sokacak açıklamalar yapmaya başlamıştı.( BKNZ: TFF ceza tutanakları)

Bir plan dahilinde BSTV ye nasıl kaynak yaratırız toplantı taleplerimiz, Paçacı tarafından uygun görülmediği gibi, yayına çıkarılacak harici adamlara da burnunu sokmaya başladı. Onun kitabında güçlülere dokunmak yasaktı. Elbette canlı yayında kamera arkasından bana telefon göstermesine rağmen ne konuşacağıma asla karıştırmadım. Erken Seçimli Kongre kararı sonrasında o yeni tarafını tutmaya başlamıştı bile…

Recep Bölükbaşı ile iktidarı sonrasında bunları konuştuğumuzda, ben sinyalci değilim tepemde oturttuğun adamı sana şikayet etmek kitabımda yazmaz ama sorsaydın elbette Bursaspor menfaatleri için anlatırdım dedim.

Ali Ay ile Atatürk Lisesinden sınıf arkadaşı idik. Seçildiğinin ertesi günü ilk BSTV de beni ziyaret etti, sohbet ettik ve Allah için Bursaspor adına umutlandım.

Ama güç zehirlenmesi ve gerçekleri duymamak için sadece sinyalcileri etrafında toplamak sadece onun değil kifayetsiz bütün yöneticilerin kaderiydi.

Ali Ay’da öyle oldu!

Bir gün atmaktan asla pişman olmadığım ve olmayacağım yakalandığında ‘ Reza Zarrap ajandır, ötecek ve başımız belaya girecek’ mealindeki twettim üzerine iktidar kızdı bahanesiyle görevime son verildi. Zaman beni haklı çıkardı ama ve Sayın Cumhurbaşkanı'mız da iki yıl sonra benim dediğim noktaya geldi. Bu arada Bursa’da FETÖ düşüncelerimin sonucu da yakında göreceğiz.

Ali Ay’ın söz verip de gerçekleştirdiği tek bir vaadi olduğuna tanık olmadım.

Bilen varsa söylesin ama yaptıklarını(!) alt alta yazsak Özlüce’den Vakıfköy’e yol olur.

  • Yeşil Bursa’ya küme düşürdü.
  • BURSASPOR FM i kapattı.
  • Borçları azaltacağım dedi 2.5 kat artırdı.
  • TL kredi alıp EURO vererek verdiği borçtan para kazandı.
  • Değerli Futbolcuları satıp, takımı kiralıklarla doldurdu ve takımın değerini sıfırladı.
  • Katlı Otopark’ı üç on kuruşa BŞB ye teslim etti.
  • İşten çıkardığı personelin haklarını yiyerek Bursaspor’un boynuna kul hakkı vebalini astı.
  • Kendisini iki sezon ipten alan Mustafa Er’e operasyon yapılmasına alet oldu.
  • Divan Kurulu üyelerine hakaret edecek kadar şuursuzlaştı.
  • Vakıfköy’deki tarlayı kirletti.

Ve daha onlarcasını herkes biliyor ama BSTV nin katledilmesine yüreğim dayanmadı.

Bugün DİĞİTÜRK de var olan kanalın ekonomik değerini bile bilmekten acizsiniz. İçerik üretmekten aciz, enerjisi tükenmiş bir enkazın aklına uyup Bursaspor’a kötülük yapıyorsunuz.

Bursaspor taraftarı ve platformları BSTV ye sahip çıkınız. Hatta idaresini talep ediniz. Hem hizmet hem kâr edersiniz.

Sizin paraları ayağına serptiğiniz Atasanov, Josua John ve diğer çöplerin sadece birinin yarı parasına yıllık bütçesi olan bir değeri bitirdiniz ya!

Allah sizi bildiği gibi yapsın!

Asgari ücretli çocukları işten çıkararak tasarruf yaptığını zanneden zır cahiller, haftada üç satır yazıp konuşun diye elinize tutuşturan 10 asgari ücretli ve primli adamı tutup, o emekçileri işten atmak reva mıdır?

Siz doğruyu görene kadar, kul hak yemekten vaz geçene kadar işinizin ve maalesef Bursaspor’un doğru yolda gideceğini aklınıza bile getirmeyin.

YORUM EKLE