banner2

Bursa'da Liste Savaşları

Bursa’da Seçim Havası…

Bursa’da Ak Parti ve İYİ Parti listelerinin YSK ya son anda ve eş zamanlı verilerek basında aynı anda açıklanması İYİ Parti açısından başarılı bir P&R çalışmasıydı ve etki olarak da maksadına ulaştı.

Ak Parti’de listeler delindi mi?.

Ak Parti ülke genelinde yeniden adaylık başvurusu yapan iki vekilinden birisini listesine koymadı. Öyle isimler liste dışında kaldı ki; FETÖ ve yaz dip temizliği yapıldığı hissine kapılmamak elde değil.

Bir de üzerine ekonominin patronları ve kurmaylarının olmaması, eski takıma fatura kesilerek yeni dönem için değişik bir ekonomik modelin kapıda olduğunu düşündürüyor. Ak Parti’de ekonomi dünyasının altın çocukları birer birer yok oldular. Fren emniyettir diyenler gözden düştüler. Buzun üzerinde bas gaza diyen danışmanlar star oldular.

Listelerde olmayan birkaç ismin seçimlerin kazanılması halinde muhtemel bakanlık için rezerv edildiğini düşünebiliriz. Ak Parti geleneğinde ihanet yoksa bağlar kolay koparılmıyor. Bunun en son ve net örneği Bülent Arınç’tır. Ona özellikle Bursa’dan gider yaparak prim yapmaya çalışanlar dikkatli olsunlar ve pozisyonlarını değiştirsinler. Arınç gümbür gümbür geliyor.

Ak Parti Bursa listesinde Hakan Çavuşoğlu beklenendi. Hep beklenen ama bir türlü konmayan ama hiç küsmeyen Mustafa Esgin’e hakkının teslim edilmesi anlamlı oldu. Osman Mesten’in parti disiplinine uyması ve Bursa’ya zaman ayırması yerini sağlamlaştırmış görünüyor. Atilla Ödünç’ü beklediğimden uzakta gördüm. Refik Özen’i yerine yakıştırdım. Suriye asıllı adayın hesap ayarı için konduğunu düşündüm ve üzüldüm.

Bursa’da Efkan Ala Erzurumlular için gurur vesilesi oluyor diyelim başka da bir şey demeyelim.

Sorduklarım bana bu listede Karadeniz havasının olmaması sıkıntı yaratabilir ve eldekini korumak güçleşebilir dediler. Bir de BŞB deki metal yorgunluğunun bedelini unutmamak gerekir.

Aslında son seçimlerde pasta üçe bölünürken, aslan payı Ak Parti’ye düşmüştü. Bu seçimlerde servis bekleyen altı tabak var. Kaçı dolar kaçı boş kalır bilmek zor ama pasta biraz büyüse de dilimlerin küçüleceğini görüyorum.

MHP online görünmüyor…

MHP Bursa’da ligi bitirmiş takımın son maçına çıkması gibi heyecansızdı. Bunda liste sıralamasının büyük etkisi oldu. Geçen seçimlerde de Vali getirdik dediler ama muhteremi ara ki bulasın. En son İYİ Parti caddesinde görüldüğü rivayet edilmişti ama listede kadroda yoktu.

CHP de gaf rüzgarı

CHP’nin Bursa ilk dördü İl Başkanı gafı ile zaten belli olduğundan, heyecan ve başvuru zenginliği yoktu. Ben yokum diyen Ceyhun İrgil’in koltuğuna bir ilave yapılabilir mi kadar umut vardı.

Ama Lale Karabıyık, İl Başkanı gaf yapar da, koskoca Genel Başkan Yardımcısı olarak ben gaf yapamaz mıyım dedi ve bombayı patlattı. Partinin kalıtımsal sorunu nedeniyle listelerin resmi açıklama öncesi basına sızmasına;

Basında çıkan listelere itibar etmeyin. Gerçek listeler bunlar değil. Tüm Türkiye'de listeler değişebilir" diyerek "Sayın Genel Başkan, Parti Meclisi toplantısı devam ederken listelerin basına sızmasından rahatsız oldu. Çünkü bunlar ham listeydi. Sayın Genel Başkan, başından bu yana 'listeleri basına sızdırmayın, çünkü değişiklikler olabilir' demişti. Ancak buna rağmen, bazıları listeleri basına sızdırdı." Şeklinde devam etti ve listeleri basına sızdıran CHP'lileri eleştirdi.

Bu muhabbet bana ‘HABABAM SINIFI’ filminde bir sahneyi anımsattı. İnek Şaban Edebiyat Öğretmeninin kendisine aşık olduğuna inandırılır ve öğretmen adıyla ona hitaben mektuplar yazılır. Sonunda gerçek ortaya çıkar, Hoca Hanım kim yazdı bu rezil mektupları ortaya çıksın diye sınıfı tehdit edince bütün sınıf ben yazdım ben yazdım diye teker teker ayağa kalkar.

Aman Genel Başkan Yardımcım siz üzülmeyin ben yanayım.

İtiraf ediyorum O listeleri basına BEN sızdırdım. Siz bıçak ben peynir dilim dilim doğrayın yeter ki size bir şey olmasın.

İşte bu kalıtımsal hastalık listelere de yansır ve İl Başkanlarının dikkate alınmadığı listelerden mucizeler beklenir.

İYİ Parti dengeleri gözetmiş…

İYİ Parti Bursa’da karşılığı olan ve geleneksel yapının birikim ve potansiyelini yeni takımlarına taşıyan isimlere yer vererek bence Bursa’da en iyi listeyi oluşturdu.

1 nci Bölge 1 nci sıra İsmail Tatlıoğlu’na iyi gelmiş ve Hocanın içindeki ateşi tazeleyip aktif siyasetin merkezine koymuş. İkinci sıranın Sami Bilge’nin özüne dönüşü ve ahde vefa olarak görüyorum. Milliyetçi duruşunu yıllarca bozmadan fırtınalı denizde nefes almayı başardı.

2nci Bölge 1nci sıra belli ki Genel Merkezin tasarrufu olmuş ve Ahmet Kamil Erozan tercihan koyulmuş görünüyor.

Erozan, 1950 Bursa Mudanya doğumlu ama sonrasında Bursa yok. Saint Joseph Lisesi ardından Ankara SBF mezunu yani Mülkiyeli sıfatıyla Dış İşleri Bakanlığı görevleri, Büyükelçilik ve Uluslararası kurumlarda önemli görevler yapmış bir diplomat olarak İngilizce, Fransızca ve Rusça bilmektedir.

Bir bakış açısıyla isim yabancı olsa da bardak dolu görünüyor.

Hasan Başkan, Yüksel Başkan, Selçuk Hoca dava adamlarıdır ve listelerde umudun kapısının eşiğindeler gibi görünüyor.

Saadet ‘Gerçek’ olur mu?

İttifakın getirdiği baraj atlama formülü en çok Saadet Partisine yarayacak gibi görünüyor. Milli Görüş mirasçılarından olan Saadet Partisi ve Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bu sürecin rolünü en iyi oynayan aktörlerinden oldu.

Bunun Bursa’ya yansıması Saadetin sempatik kaybedeni Gökhan Gerçek’i gerçekten TBMM ye gönderebilir. İki bölge oyları olması handikap olabilir ama sıkı oy alacaklarını tahmin ediyorum.

Hadep Bursa da ne yapar?

Bursa 1 nci Bölgede Yüksel Akgün, 2 nci Bölgede Mehmet Emin Adıyaman ile mindere çıkıyorlar ve ittifak dışında kalmaları barajı karşılarına dikiyor. 7 Haziran seçimlerinde Bursa’dan 100 bin oyla bir aldılar ama arkalarındaki rüzgârı kaybedince Kasım’da sıfırladılar. Şimdi iki bölge var ve iki adet 75 bin oy bir de üzerine ülke barajını aşmak lazım. Olur mu? Türkiye’nin Partisiyiz deselerdi belki olurdu ama şimdi çok zor olur.

Vatan Partisi

Parti olarak bakarsak, olacak gibi değil. Perinçek’i 7 sinde tanırdım, 70 ine geldi hala tanıyorum hep aynı adamı görüyorum. Bana sanki acı çekmekten hoşlanan mazoşist bir insanı hatırlatıyor. Ülkenin yüzde 70 i işçi memur ama önderliğindeki İşçi Partisi binde bir bile oy alamıyor. Sıkıntı belki isimdedir dedi adını Vatan koydu sonuç yine değişmedi ama Muhteremi dinlerken yüzyılın lideri edasıyla konuşmasına bayılıyorum ve zor ayılıyorum.

YORUM EKLE