banner2

CHP’ de Başkan’ın Fasulyeden Fedaisi olmak ya da olmamak

CHP İl Başkanı Hüseyin Akkuş’un dedikten sonra yedikleri, alemin dilinde, medyanın elinde olduğu için tekraren yazmaya gerek yok. Hepsi gaz halinde içinde duruyor.

Sosyal medyada dolaşan yerel seçimlere hazırlanan bir CHP kavgasının hikayesini ve kalitesini tartışmak istiyorum.

Tanışıklığım akademik odalardan gelen Ali Uluşahin nasıldır diye soranlara derim ki; Görüşleri için Genç, Aktivist, Örgütçü, Solcu ve bu özelliklerin insani zaafı olan Sosyal Romantik der altına imza atarım. İnsani olarak cinsiyetçi yorum olmasın diye benim için saygılı, yardımsever dört dörtlük insan gibi insan sınıfına girer.

Benden rica edilen arkası olmayan üniversite öğrenci staj taleplerinin sonuçları bakımından olumsuzu olmayan tek adresimdir.

Öte yandan paylaşımlarını okuduğumda kafama basmayan bir şey varsa nalına mıhına sakınmadan vururum. Eleştirime saygı ile yanıt verir ve sonunda anlaşamasak da öyle olsun abi der konuyu kapatır. Yani sözüm o ki büyüğünü küçüğünü bilir.

CHP’de aslında herkesin tartıştığı ve fikir birliğinde olduğu Genel Başkanlık makamının değişme sürecinde paylaşımları, kavun tatlı deyip imzasını inkar edenler sayesinde Kurultay gemisi karaya oturunca Ali Uluşahin’in görüşleri parti büyüklerine hakaret olarak algılanmış disipline verilecek ihracı istendiğini okuduk.

Bundan sonra CHP nin neden umut olamadığını gösteren bir süreç başlıyor.

Uluşahin, Akkuş’u tanımadığı için (bende hiç tanımam) romantik duygularının esiri olarak savunmasını arz ederken partisinin salonunda bir açıklama yapmak istiyor ve kıyamet kopuyor.

Ülkeye demokrasiyi getiren partinin İl Başkanlığı, 1 Mayıs yürüyüşüne izin vermeyen valiler gibi yassah hemşerim diyor ama Ali ve ekibi bu eylemi nerede ve nasıl koyacağını biliyor ve canlı olarak yayınlıyor.

Yani Akkuş’un hoş geldiniz arkadaşlar diyerek ardından kahve söyleyip bir puan alması gereken durumda tüzükten maddeler bulunarak engellenen açıklama aslında daha fazla raiting yapıyor.

Akkuş’un başlattığı bu dalaş sosyal medyada partilileri bölmeye başlıyor. Bölme derken Akkuş ve Yönetim Kurulu bir yanda, diğer bütün partililer bir yanda oluyor.

Her kesim diğerinde bir açık arayıp karşıya vurmaya çalışırken, ortaya 2008’den SP ruhuyla gelip Akkuş’un Yönetim Kurulu üyesi olan taze CHP li Mehmet Eraslan üzerine gidiliyor.

Sanki CHP Kadın Kolları bataklığını(!) kurutacağım diyen Okaliptus Vildan kırk yıllık partili gibi…

Mehmet Eraslan bunu kamuoyuna ve partililerine aklı başında bir insan gibi düzgün bir basın açıklaması işle açıklayacağına Yettim Akkuş diyerek kılıcını çekiyor ve o ağzına aldığına göre benim ben kalemime almakta sakınca görmem. Eleştiren erkek kısmına pzevenkler, kadın kısmına dediklerini (kalemim geri iade et diyor) sosyal medyada paylaşıyor.

Bu arada bir şey daha oluyor. Mehmet Eraslan’ın evladı yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyor. Yani acının ateşini yüreğinde yaşıyorken, kavga ettiği adam adamlığını gösterip, kavganın insani değerleri unutturmaması gerektiğini düşünüp orada kamu görevlisi olan eşinin yardımcı olabileceği mesajını iletiyor.

Mehmet Eraslan hastaneye gidiyor ve eş ile görüşüyor. Evladı için görüşmeler yapılıyor ama görüşmenin finalinde eşini eşine şikayet eden müzevir adamlar gibi tartışmalarını anlatıyor.

Be Mehmet! Makamların en büyüğünü yiyeyim evlada bir şey olmasın.

O anda öyle süfli konular nasıl aklına geldi? O işlerin yeri mi yurdu mu? Bir erkeğe yakışır mı eşi ile olan sorunu karısı ile konuşmak? Sen bu töreyi bu raconu kimden öğrendin?

Bir 657’li devlet memuresini tartışma içine çekmeyi sana kim söyledi. Bu bel altı vuruşun pasını kim verdi?

Bu soruların cevabını kendine ver yeter!

Bunu tartışmayı kurumsal platformda yapıp partililerin nefretini kazanmak Akkuş’a ve sana bir şey kazandırmaz. Bu durumdan vazife çıkaracak alınganlığım yok partili değilim ama ülkemde muhalefetin kalitelisini istiyorum.

Bak dün SP idin, bugün CHP oldun. Gittiğin yere eski aidiyetini götürmüyorsun ama dediklerin ve yaptıkların ömür boyu seninle kalıyor.

Sevgili evladına geçmiş olsun dilerken, senin de özellikle partili kadın arkadaşlarına laf yetiştirmekten vazgeçip süreç içinde ağzından kaçanlardan içinde ama geçmeyen cümleler ile özrünü dile ve konuyu kapat gitsin.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Deniz Aytaç
Deniz Aytaç - 2 yıl Önce

Ağzınıza ve kaleminize sağlık Osman bey.