banner2

Eylül gitti… Karakış yolda…

Toplumsal vicdanımız kömürden kara oldu. Bizden(!) birinin işlediği ihanet, taciz, tecavüz ve cinayet suçlarına karşı gösterdiğimiz ilk ve tek tepki idam cezasının geri getirilmesi ve ‘asalım’ oluyor.

Bizim toplumumuzda pek sevilen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın en çarpıcı örneği budur. Bugün idamın kralını getirsen ne FETÖ yü ne diğer hainleri, ne çocuk tecavüzcülerini ne de Eylül’ü katleden caniyi a-sa-maz-sın!

Ceza yasaları geriye işlemez! Bu basit kuralı en çok bilmesi gerekenler meydanlara ip atarak bilerek ya da bilmeyerek FETÖ nün iadesinin önünü kesmişlerdir.

Cumhuriyet Tarihimiz boyunca belki de en çok asılması istenen kişi olan Öcalan elindeyken bile asamadın. Çünkü sana idam cezasını kaldıran ülke olduğun için paketlendi ve teslim edildi. Sen onu teslim aldığın gün onu beyler gibi yaşatacağına dair söz verdin.

Bana

Asmayalım da besleyelim mi?

Yapanların yanına kâr mı kalsın?

Ve hatta…

Sen kimden yanasın be yarı aydınlık kafa?

Diyenler olabilir.

Keşke onlar haklı olsa da üç beş adam sallandırarak toplum güvenliğini, nizamını ve düzenini sağlayıp, huzur içinde yaşayan bir toplum olsak.

Bugün toplum olarak Eylül’ü yaşıyoruz.

Eylül’ün yaşadığı vahşetin failini dilimizle elimizle lanetliyoruz. Sosyal Medya’da idamdan başka laf edilmiyor? Becerebildiğimiz en ağır sözlerle olayı kınayıp, toplumsal görevimizi yerine getirdiğimizi sanıyoruz.

Ama benim ülkemde Eylüller hiç bitmedi ki!

Son yıllarda sürekli sonbaharda yaşadığımızın farkında bile değiliz.

Yarım asrı devirmiş olanlar hatırlar sanıyorum.

Ayla diye küçük bir kız evinin önünden kaçırılmıştı. Yıllarca arandı bulunamadı. Onun adına türküler yakıldı. O zamanlar dilendirilmek için çocuk kaçıran çeteler üzerinde durulmuştu. Kimse Ayla’ya tecavüz edildiğini düşünmedi ve yazmadı.

Çünkü öyle bir vahşetin yapılabileceği ihtimali toplumun ruhunda yoktu.

Bugün Eylül için yazılıp çizilenleri kim ne derse desin asla samimi bulmuyorum. Herkes kendi lanetini kusuyor ama toplumsal görev sorumluluklarının gereğini yapmıyor.

Birçok derdimize ilaç olacak ‘Eğitim’ denen sihirli kelimenin adını biliyoruz ama gücünün farkında olmadan yaşadığımız için adı farklı olsa da biz hep Eylül’leri yaşayacağız.

Haydi hep beraber toplumumuzun korku tüneline girelim ve eski Eylül’leri yeniden yaşayalım…

2015 yılında Elazığ’da 8 yaşında bir kız çocuğuna yedi yıl boyunca 20 erkek tecavüz etti.

2015 Yılında Mersinli Özge Can’ı hatırlar mısınız? Minibüs ile kaçırılıp tecavüz edildikten sonra öldürülmesini… O günlerde de her yere Özge Can’ın katili asılsın yazdık ve yürüyüşler yaparak haykırdık.

2016’da İzmir’de Sibel Çelik kaçırılmasının ardından tecavüze uğradı ve öldürüldü.

2016’da Kayseri’de Matematik öğretmeninin tecavüz ettiği 17 yaşındaki öğrenci intihar etti.

2016’da Karaman’da 45 erkek çocuğa tecavüz edildiği haberi ile sarsıldık.

2017’de İzmir’de küçük yaştaki 9 erkek öğrenciye tecavüz eden yurt görevlisi çocukların rızası vardı demişti.

Onların hepsini adı Eylül’dü ve vahşetin sorumlusu bizdik!

Bu olayları ve dahasını sürekli yaşıyoruz ve hepsine en sert tepkiyi sadece yazarak ve konuşarak veriyoruz.

Ne zamana kadar?

Yeni bir Eylül vakası yaşayana kadar…

Siyasetin cıvık yorumlarını, kişisel marazi kinimizi, toplumsal duyarsızlığı, bir kenara bırakıp eğitime odaklanalım ve 16 yıl sonra da olsa doğru eğitimin yolunun bulunmasını talep ve ısrar edelim.

Hep sonbahar olmaz.

Bir gün Eylül biter ve ülkemin üzerine kara kış çöker donar kalırız.

YORUM EKLE
YORUMLAR
FERDA ŞEN
FERDA ŞEN - 2 yıl Önce

Kaleminize sağlık. Ayla'dan Eylül'e victanlar kapkaraya döndü. Ayla kaybolduğu zaman yapılan tek yorum çocuğu olmayan bir ailenin onu evlat edinmek için kaçırıldığı idi. O kadar net hatırlıyorum ki. Şimdi ise büyük küçük hiç farketmiyor iki saat telefonla ulaşılamaz olsak herkesin aklına gelen acaba tecavüze mi uğradı? Ne hale geldik. Artık kimse bana bu ülkenin müslüman olduğunu falan demesin.

Ahmet Dağdelen
Ahmet Dağdelen - 2 yıl Önce

Kalemine sağlık.Ancak bu kadar net anlatılırdı.

Sevket sakaci
Sevket sakaci - 2 yıl Önce

Ah osmanim seytanin musluman oldugu bir ulkede musmanin ahin bir toplum var artik

Türkan polat
Türkan polat - 2 yıl Önce

maalesef toplumsal duyarsızlık kanımızı dondurmuş bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali acı ama gerçek çocuklugumuzda annemin uzaklaşma benden izinsiz bir yere gitme bir Ayla vardı kaçırdılar senide kaçırırlar nidalarıyla büyüdümte avüz ederler öldürürler denmezdi ne güzel özetlemişsiniz kaleminize saglık eğitim eğitim eğitim nidaları her satırda vurgulanmış adeta

Aynur Adıgüzel
Aynur Adıgüzel - 2 yıl Önce

Kaleminize Sağlık
Herşeyi o kadar guzel açıklamışsınız, bizim içimiz kan ağlarken bütün bu olanları durdurabilecek olan yetkililer ne yazıkki halen 3 maymunu oynamaya devam ediyor