banner2

BALAT Haliç’in kıyısındaki bir eski İstanbul’lu.

Rengarenk evleri, Bir göreni dönüp bir daha baktıran güzellikteki Kırmızı Mektep’i, Tasarım atölyeleri, Cafeleri, Grafitileri, Camdan cama asılı çamaşırları, merdivenli sokakları ile samimi nostaljik, neşeli güzel.

BALAT Haliç’in kıyısındaki bir eski İstanbul’lu.

 Adını Bizans Saraylarından alan Balat, Fener ve Eyüp semtleri ile birlikte İstanbul’un altın boynuzu olarak adlandırılan Haliç Bölgesi’nde yer alıyor.

 Üç semavi dinin mensuplarının yüzyıllarca komşuluk ettiği, Paskalya, Hamursuz, Ramazan bayramlarının birlikte kutlandığı Balat’ta 1950’li yıllara kadar ağırlıkta olarak Museviler yaşamış. Bu bölgedeki Museviler İsrail kurulduktan sonra oraya göç edince de önce Karadenizliler, sonrasında da Anadolu’dan İstanbul’a göçen aileler yerleşmiş ve semt giderek yoksullaşmış.

Balat’ın çehresi Unesco Dünya Mirası listesine alınmasıyla beraber burada başlayan restorasyon çalışmalarından ve açılan birbirinden ilginç ve hoş mekanlardan sonra değişmeye başlamış ve kelimenin tam anlamı ile Balat kendini sahnenin ortasında bulmuş. Bir çok dizinin çekimlerinin de yapıldığı Balat sokakları her gün elinde fotoğraf makinesi ile dolaşan hem yerli hem yabancı gezginleri ağırlıyor.

 Sancaktar yokuşundan çıkarken sizi önce belki de Balat’ın en çok fotoğrafı çekilen evi (onun fotoğrafını buraya koymadım siz gittiğinizde çekersiniz belki )sonrasında da kendine hayran bırakacak güzelliği ile Fener Rum Okulu nam-ı diğer Kırmızı mektep karşılıyor.

Fener Rum Okulu nam-ı diğer Kırmızı Mektep

 Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde Ortodoksların eğitimlerini kendi dillerinde yapabileceklerine dair bir ferman yayınlamış. Bu fermanla birlikte 1454 yılında Rumlar Fener semtinde bir okul kurularak eğitime başlamışlar. Birçok Rum patrik, Osmanlı zamanındaki devlet adamı ve Eflak Boğdan voyvodası burada yetişmiş. Bugünkü ihtişamlı görünümüne ise 1880 ‘lerde kavuşmuş. Okula adını veren kırmızı tuğlalar o zaman Marsilya’dan gelmiş. Bugün hala az sayıda öğrencisine eğitim veren bu okul İstanbul’un yakın zamana kadar görmediğim ve herkesin mutlaka görmesi gereken en ihtişamlı ve karakteristik yapılarından biri.

 Sonradan eski Musevi evleri olduğunu öğrendiğim 3 er katlı, dar cepheli rengârenk evler insanın içini ısıtıyor. Evlerin camlarından sarkan çamaşırlar, camlardan bakan teyzeler, sokaklarda oynayan çocuklar o evlerdeki yaşamlardan size haberler veriyor.

Rengarenk Balat Evleri

 Balat’ta her biri birbirinden sevimli ve farklı Hobbit Evi, Naftalin, Atölye Kafası, Maison Balat gibi birçok cafe, antika dükkânı, sanat galerisi, tasarım atölyesi var. Tabi bir de hepimizin bildiği o şarkıdaki aşkların en şahanesinin yaşandığı Agora Meyhanesi.

 Benim Balat’ta en çok ilgimi çeken mekan Atölye Kafası oldu. Bir kere mekanın dış duvarında en sevdiğim filmin en sevdiğim kahramanları ve hepimizin kalbine kazınan o güzel replik var. Zaman zaman konserlerin, workshopların düzenlendiği, sinema etkinliklerinin yapıldığı mekandan ayırılırken birbirinden özgün tasarımları olan oturduğunuz sandalyeyi, masayı, duvarda asılı bir objeyi satın alıp evinize götürebilirsiniz.

Tahtası Eksiklerin Mekanı "Atölye Kafası"

 Tarih, farklı kültürler, tasarım mekanlar ilginizi çekiyorsa, yürümeyi seviyorsanız ve fotoğrafa meraklı iseniz sabah BUDO’nun ilk deniz otobüsü ile Eminönü iskelesine gidip en son deniz otobüsü ile dönerek bir tam gününüzü Balat’a ayırabilir güzel bir yürüyüş rotası oluşturabilirsiniz kendinize.

Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2018, 11:03
YORUM EKLE
YORUMLAR
Vedia Erbay
Vedia Erbay - 2 yıl Önce

Harika anlatmışsın canım tebrikler başarıların daim olsun

Ayşegül Nart
Ayşegül Nart - 2 yıl Önce

Tarih gezilerini çok severim bize oraları gezdiren ve oraları görmeyi özendiren bir yazıydı teşekkürler

Ömer Özdemir
Ömer Özdemir - 2 yıl Önce

Tebrikler ablam.

Fatma balcı
Fatma balcı - 2 yıl Önce

Nihalcim süperbir tanıtım bende gittim ama bukadar olamaz şahanesin

Peyami safa Milli
Peyami safa Milli - 2 yıl Önce

Tebrik ederim insanlara gezi ruhu yaydiginin farkındamısın

tülay bitiş
tülay bitiş - 2 yıl Önce

Bir Bursalıdan İstanbulu dinlerken/okurken ciddi ciddi balık olduğumuzu anlamış bulunuyoruz..Tebrikler..Devamını kesinlikle bekliyoruz

Zuhal Bilal
Zuhal Bilal - 2 yıl Önce

Bir sem;, tarihi dokusu, kültürü, mekanları ve renkleriyle ancak bu kadar masalsı ama bir o kadar da gerçekçi anlatılabilir.

İsmet evren
İsmet evren - 2 yıl Önce

Günün yorgunluğunu alıp götürüyor bu yazı.Sanki sihirli bir el İstanbul trafiğini ve keşmekeşi İstanbul’un üstünden çekip alıp güzelliklerini gözlerimizin önüne seriyor.


SIRADAKİ HABER