banner2

Bursa'yı sel ve dolu vurdu...Bugünlerde Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde aşırı yağış ve dolu yağması tarım alanlarında zarara, kentlerde evlerde ve alt geçitlerde su baskınlarına yol açtı.

Tarih kitaplarında biz Türklerin asfalt, çatı, beton, kimyasallar, nüklüer santraller, küresel ısınma, ozon tabakası delinme riski, deodorantlar yokken Orta Asya’da iklimlerin değişmesiyle başlayan kuraklıkla Batı’ya göç ettiğimizi okumuştuk. Ama artık gideceğimiz batı da bitti ve son olarak Uzay ihtimali de olmadığına göre hep beraber batmaya ramak kaldı.

Bursa'yı sel ve dolu vurdu...Bugünlerde Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde aşırı yağış ve dolu yağması tarım alanlarında zarara, kentlerde evlerde ve alt geçitlerde su baskınlarına yol açtı.

Seller akıyor, Arap kızı camdan bakmıyor…

Bugünlerde Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde aşırı yağış ve dolu yağması tarım alanlarında zarara, kentlerde evlerde ve alt geçitlerde su baskınlarına yol açtı.

Bursa’nın yamaçlarından dere gibi akan sular her şeyi önüne katıp sürüklerken, çukur bölgeler de sular altında kaldı.

Yapımına on yüz bin milyon gün önce başlayan Orhaneli yolu ise on yüz bin milyon kere olduğu gibi yine yağmura teslim oldu ve kendini sıfırladı.

Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu’nun yıllar önce dediği gibi ‘ Bu bölgede arazinin yapısı gevşektir. Genişleterek açarak bu yolu yapamazsınız. Her yağmurda yeniden yapmak zorunda kalırsınız. Doğancı’ya kadar tek çözüm tüneldir’ sözleri kulağımda çınlarken, beş kilometre yolu hep aynı sorunları yaşayarak on beş senede bitiremeyenleri Allah’a havale ediyorum.

Adı gibi kendi de İrfan olan o adamı dinleselerdi yoksul ve yalnız ülkemin paraları çöpe gitmezdi.

O yolun projesini çizen ve onaylayan kimlerse Allah layığını versin.

Yetkililerin Allah’ın takdiridir ile başlayan ve Allah bir daha böyle felaketler göstermesin ile biten çözümlerini hayretle takip ediyoruz.

Plansız, özensiz yapılaşma ile kentin damarlarını tıkadık. Her yeri ve zeminleri betonla asfalt ile kapladık. Milyonlarca metrekare metal çatı panellerini gökyüzüne döşedik.

Ve itina ile Bölgenin yağış rejimini değiştirdik.

Buharlaşma ile yükselen su, yükseklerde soğuyarak yoğunlaşarak toprağa geri döner formülünü tepetaklak edip faturayı Allah’a kesmeyelim.

Bu mübarek günlerde Rabbim kuluna eziyet etmek için yuvalara sel baskını vermez ve dolu yağdırmaz.

Sel baskınını da dolu felaketini de hazırlayan biz kullarız.

Bu gidiş iyi gidiş değildir.

Tarih kitaplarında biz Türklerin asfalt, çatı, beton, kimyasallar, nüklüer santraller, küresel ısınma, ozon tabakası delinme riski, deodorantlar yokken Orta Asya’da iklimlerin değişmesiyle başlayan kuraklıkla Batı’ya göç ettiğimizi okumuştuk.

Ama artık gideceğimiz batı da bitti ve son olarak Uzay ihtimali de olmadığına göre hep beraber batmaya ramak kaldı.

Biz belki görmeyiz ama doğaya yaptığımız mezalimin torunlarımıza çektirdiği eziyetin vebali bizi kıyamete kadar mezarda rahat bırakmaz.

Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2018, 10:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER