banner2

Kaşıkçı Vakasının bedeli!

Veliaht Prens Vahşi Salman'ın suç örgütünün işlediği bu cinayetin yerini Türkiye olarak seçmesi asla tesadüf değildir.

Kaşıkçı Vakasının bedeli!

İlk önce birkaç soru ile başlayalım. Cemal Kaşıkçı’ nın hunharca katil vahşeti ABD’de ya da herhangi Avrupa ülkesinin Suudi bir konsolosluğunda yaşanır mıydı?

Cevabı kesinlikle olmasa da hayırdır.

Bu infazı Vahşi Veliaht Prens Salman’ın diğer prenslere yaptıklarını düşünerek, bu infazın onun bilgisi dışında olabileceği mümkün müdür?

Cevabı kesinlikle hayırdır.

Bu durumda Vahşi Prens Salman, ölüm emrini yerine getiren Organize Terör Örgütünün başı ve en önemli sanığıdır.

Bu cinayeti Türkiye’de işlemesi tesadüf müdür?

Cevabı kesinlikle hayırdır.

Kaşıkçı’nın ABD’deki ya da herhangi bir ülkenin Suudi Konsolosluğundan alınabilecek bir evrakı Türkiye’den alması gerektiğine evlenmek üzere olduğu kadının Türk olması bahanesi inandırılması ile süreç başlatılmıştır. Oysa evrak kadın ile ilgili olsa Suudi değil Türk Konsolosluğundan alınması gerekirdi.

Suudi Salman’ın işlediği bu uluslararası suça Türkiye’yi karıştırma ve hatta dünya kamuoyunda suç ortağı algısı yaratma çabası dikkat edilmesi gereken çok önemli bir ayrıntıdır.

Türkiye’nin Kaşıkçı’nın kaybolduğunun ortaya çıkmasının ardından doğru bir duruş sergileyerek hedef konmaktan kurtulmuştur ama bundan sonrası çok daha önem taşımaktadır.

Eline kan bulaşan Vahşi Veliaht Prens Salman’ı yargılamak dünyanın görevi olduğu kadar Türkiye’nin de sorumluluğudur.

Bu olayı cılız birkaç kınama ifadesi ile geçiştirmek, bize çok pahalıya mal olur.

İnsanların kaybolduğu, cesetlerinin parçalandığı ve faillerinin cezalandırılmadığı bir Türkiye imajının vereceği zararın büyüklüğü bizi karadelik gibi yutar ve yalnızlaştırır.

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2018, 14:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER