banner2

Hayır sayın Mahir Ünal!

 Bu ikinci bir "Güneş Motel olayı değildir.."

Sizin doğrularınız, liderinizin doğrulardır.

Bunun için, konuştuğunuzun, dünle, bugünle hatta yarınla ilgili ve uyumlu olması gerekmiyor.

Bizim doğrumuz, yaşadıklarımız, şahit olduklarımızdır.

"Güneş Motel" olayı, hem demokrasimiz, hem CHP'miz, hem de Ecevit'imiz için bir yüz karasıdır.

Bugünkü olay ise, Güneş Motel olayının CHP tarafından ödenmiş bir diyetidir.

Demokrasinin işlemesi, gerginliğin azalması hatta gözünü ve kulağını külliyeye çevirmiş kurumların kurtarılmasıdır.

Güneş Motel'de, Ecevit'le bir araya gelen, 13 Adalet Partili parlamenter, eski bir milletvekili ve bir eski Bağkur Genel Müdürü vardı.

Toplantıya girenlerden 11'i bakan oldu. Toplantıya iştirak edenlerden Konya milletvekili Atalay Oğuz, bakanlık istemedi. Orada olmasına rağmen

Balıkesir parlamenteri Cemalettin İnkaya, Balıkesir AP teşkilatının baskısıyla Demirel Hükumeti'nin düşürüldüğü toplantıya girmedi.

Çankırı eski Milletvekili M.Ali Arsan, Demirel devrildikten sonra kurulan Ecevit hükumeti tarafından Bonn'a(Batı Almanya'nın o tarihteki Başkenti) basından sorumlu orta elçi atandı.

Bağkur eski genel müdürü Ünal Yaltırık da, çıkardığı "Maya" adlı dergiye bol bol reklam ve ilan alarak zengin oldu.

Ecevit'in kurduğu bu kabine yolsuzlukluk iddiaları ile ara seçime kadar yaşadı.

Bu kabineden Hilmi İşgüzar ve Tuncay Mataracı, 1980'darbesinden sonra yüce divana gönderildiler ve mahkum oldular.

Dün, CHP'den ayrılan CHP'liler, Güneş Moteldeki AP'lilere benzetilemezler...

Bu çok büyük bir haksızlık olur.

Onlar partilerinin talimatı ile fedakarlık yapanlardır. Demokrasinin önünü açmışlar, YSK'nın muhtemel ama mutlaka haksız olacak bir kararını önlemişler, siyasetin önünü açacak fedakarlıklarda bulunmuşlardır.

Karşılığında da, ne bir şey talep etmişler, ne de elde etmişlerdir...

Kendilerini kutluyorum... 

YORUM EKLE