banner2

Mc Kinsey olayı ile kişilik testi...!

Türkiye’de devletin resmi kurumlarının siyasallaşması yeni değildir. Her dönemde kraldan fazla kralcılar olur ama gemi su basınca ilk kaçan ve kralı satan onlar olurlar.

Mc Kinsey anlaşmasına hala olumlu bakanlardan, anlaşmanın bozulduğuna da kızanlardan birisiyim. Yani başladığım noktadayım.

Bir şeyi sırf bizimkiler yaptı diye iyi ya da ötekiler yaptı diye kötü olamaz.

Ama iktidarıyla, muhalefetiyle ve medyası hatta üniversiteleriyle maalesef böyleyiz.

Yahu! Cumhurbaşkanı, Mc Kinsey ile anlaştıklarını söylediğinde itiraz edenler bir kısım medya vatan haini ilan edilmemiş miydi?

Aynı kalemler Cumhurbaşkanı anlaşmayı bozduğunda da bu kez en hayırlı işi yaptı dediler.

Böyle kaypaklık ve omurgasızlık olur mu? Bu kendi fikri bile olmayan zavallıların bir kısmı da ne yazık ki üniversitelerde ders veriyor.

Bir tek düşüncelerimizin asla örtüşmediği Abdurrahman Dilipak ilk günden beri Mc Kinsey’e karşıydı ve durduğu yerde kaldı. Hiçbir gerekçesine katılmıyorum ama duruşuna büyük saygı duyuyorum. Diğerlerini atın çöpe gitsin!

Muhalefet objektif kriterler ile ekonomik göstergelerimizi değerlendirecek ve rapor verecek bir firmaya karşı çıktınız ya!

Başınızı göğe ermelidir. Şimdi objektifliğine asla inanmadığınız SAYIŞTAY raporlarına talim edersiniz.

Unutmadan söyleyelim; SAYIŞTAY yeni hükümet modelinde icrayı denetleme açısından TBMM den daha etkin bir konumdadır. Hayrını görün.

Efendim ülkenin ekonomik sırları elin gavuruna teslim edilir miymiş? Her işlemin İnternet üzerinden yapıldığı bir dünyada sır mı kaldı? Siz başka dünyalar da mı yaşıyorsunuz?

Biz Türkler hiçbir konuda objektif kriterlerle düşünmüyoruz. Bir sorun varsa bu kesinlikle ve hiçbir zaman bizden çıkmamıştır ön kabulü ile yola çıkarız.

Biz futbolda adalet olsun hak yenmesin diye icat edilen VAR ı bile objektif kullanmayı beceremiyoruz.

Maçı teslim ettiğimiz hakemlere bile güvenmiyoruz. Hakemlerin açıklandığı gün onunla kaç maç kazanıp, kaç maç kaybettiğimiz bizde haber değeri olan bir manyaklık haline geliyor.

Biz araçların fenni muayenelerini bile kendimize güvenmediğimiz için Almanyalı standart belirleyenTÜV şirketine ihale ettik.

Biz TSE gibi önemli bir denetim kuruluşumuzu siyasetin eline malamat ettik. Şimdi ona kendimiz bile inanamayıp, uluslararası akredite şirketlerine milyonlarca dolar ödeyip malımızı akredite ettiriyoruz.

EURO 2024 ‘ de Almanya’ya karşı hezimete uğradık değil mi?

Nedenleri üzerinde hiç düşünmeden, faturayı haçlı zihniyetine kesiverdik.

Biz ete tuz serpen çıplak kasabı figür olarak seçen tanıtım filmi yaparak dünyanın karşısına çıkmayı marifet saydık ama Almanya’nın Katar’a Dünya Kupasını kazandıran ajansla anlaştığını düşünemedik.

Sayın Cumhurbaşkanı Mc Kinsey anlaşmasını ortadan kaldırınca eski tas eski hamama geri döndük ve kendileri de hoşuna gitmeyecek gerçekleri okumak derdinden kurtuldu.

YORUM EKLE