banner2

Akılda, fikirde, izanda, düzende fakirlik zordur!

Fakir düz yolda şaşırır, zengin yükünü dağdan bayırdan aşırır. Benim fakir ülkemde fakir olmak zordur vesselam!

Akılda,  fikirde,  izanda,  düzende fakirlik  zordur!

Mesela;

Benim fakir ve demokrat ülkemde zenginin banka batırma özgürlüğü vardır.

Zengin bankayı alır içini boşaltır. Yetmezse ikinci bankayı güneş altındaki kar gibi eritir bitirir ve devlete iade eder.

Devlet görevi gereği bankanın bütün borçlarını üstlenir ve öder. Bankayı boğulmaktan kurtarıp yine zengine verir.

Olan yine fakire olur.

Nasıl mı olur?

Devlet bankayı batıran adamı abat eder ama minnak alacaklarını TMSF marifetiyle ihale ederek avukatlık şirketlerine satar.

Batırılmış ne ismi ne cismi bile kalmış Bankaya 15 yıl önce 30 TL kalmış olan bakiye borç binlerce lira olarak bir ihtarname ile sizden talep edilir. Süresinde itiraz etmezseniz ki genellikle böyle olur ve işlem başlar.

Bursalı Tefeci Mehmet bile bunlardan daha insaflıdır.

Mesela;

Bir zarla zorla bakkal dükkânı açarsınız.

Siftah etmeden kira, elektrik, su, vergi, tabela vergisi, çöp vergisi sıraya girer.

Bir de rutin belediye ve sağlık müdürlüğü kontrolleri ensenizdedir.

Süt ve peynir ürünlerini +5 C derecenin üstünde satarsanız yandı gülüm keten helva…

*Para cezayı yersiniz.

*Ürünlere el konulur.

*İtiraz ederseniz üstüne dükkân kapama kapak olur.

Aslında böyle fuzuli şeylere hiç gerek yoktur.

Biraz para, iki tutam siyasi çevre edinip üstüne bir de toplam nüfusu 30 bini bulmayan bir ilin 30 derneğinden oluşan hemşeri dernekleri konfederasyonu kurdunuz mu?

Alemin kralı artık sizsiniz!

Ayda bir kültürel(!) etkinlik düzenleyip, ne kadar et süt ürünü varsa ve en sağlıksız ortamda +30 C derecede satarsınız.

Size ne Belediye karışır ne de İl Sağlık Müdürlüğü karışır.

Hepsi emrinize amadedir esnafa ceza kesenler sizin açılış kurdalenizi bile keserler.

Mesela,

Devlet Okullarını ikiye ayırırlar.

Nitelikli okullar,

Niteliksiz okullar!

Fakirseniz yandınız. İtiraz hakkınız bile yoktur.

Eğitim Kurumlarına böyle salakça bir sıfat yakışır mı?

Ya da hani Anayasa’daki eşit öğrenim hakkı diyemezsiniz.

Fetöcüler sizi Fetöcü diye etiketler.

Zenginseniz sorun yoktur.

Özel okul sayısı bakkal sayısını geçti.

Bastırırsınız parayı bir okul satın alır çocuğunuzu okutursunuz.

Mesela,

Köyler mahalle oldu başınız göğe erdi ya!

Bir eviniz, bir de ahırınız vardır.

Hanım doğursa bir oda lazım.

İnek doğursa ahıra ek yapmak lazım.

Yapmaya kalkarsınız ama fakirsiniz ya!

Olmaz derler projesiz çivi çakamazsınız!

Hani köy ortak malları ve güzelim meralarınız vardı ya!

Siz mahalle olunca onlar belediyenin yeşil alanları oldu kitabına uydurup imar çıkarıp TOKİ leri dikmek için farkında değilsiniz değil mi?

Hani mis gibi çeşmeden içtiğiniz sularınız var ya!

Artık mahalle oldunuz.

Çeşmenin kafasına saat takıp damlasından bile atık su bedeli de cabası olmak üzere para verirsiniz.

Köy çeşmeleri bile kötü yola düşüp akmayan sokak çeşmesi olur.

Köylü Efendimizdir ve efendiler zengindir diyerek elektrik paralarını kayıp kaçak dahil beş kat fazla para ödemezseniz sizi ayıplarlar.

Tarlalarınızın etrafı ruhsatlı maden ocaklarına çevrilip toza bulanır,ürün olmaz ve bir acı soğanı bile pazardan alırsınız.

Yani Belediyeler can veren Adem değil, can alan Azrail’iniz olur.

Ama şehirde rantçı yapsatçı iseniz.

Belediye size kul olur.

İmar planları sabahın seher vaktinde açıklanır ama ikindiye varmadan sizin istediğiniz kıvama getirilir.

Binalara af bile 150 metre kareden başlar. 

BŞB Her daireye otopark şart der ama zengin inceden bir ayar çekince iki sene ertelenir.

Mesela,

Bursa var ya zengin Bursa ama Ankara'da esamisi okunmayan Bursa...

Son yılların sağlık kurumları fakiridir.

Aciller bile Bandırma’ya gönderilir ama kurumun başı yılın bürokratı seçilir.

Sağlık parasız denir ama sosyal güvenliği olanlar bile özel hastanelerde jülyen patates gibi soyulur.

Mesela,

Kentlerde ‘esnafa göre’ ya da ‘otomobillere göre’ sosyal belediyecilik çözümü bir tek Bursa’da vardır.

Bursa'da kaldırımlar esnafın, yollar ise otomobillerindir.

Benim fakir Bursalım 400 metre engelli yarışçısı gibi yürüyecek yol bulamaz.

Kavşaklar düzenlenirken bile yol kenarları dükkanların otoparkıdır. FSM den gelirsiniz ama Bağlarbaşında tık nefes olur kalırsınız.

Belediye büfe işletir, köfte yuvarlar, balık pişirir ve bol bol geziler düzenleyerek masallarla milleti uyutur.

Ne diyeyim ki?

Fakirliğin gözü kör olsun ama fakirlik sadece paradan yoksun olmak olsa dert değil.

Akılda fakirlik,

Fikirde fakirlik,

İzanda fakirlik,

Düzende fakirlik

Zikirde fakirlik olunca,

Ayaklar baş olur ve toplum olarak çökeriz.

Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2018, 11:46
YORUM EKLE
YORUMLAR
mistafa balcan
mistafa balcan - 2 yıl Önce

Yüreğine, kalemine sağlık Osman abi. Yazalım, okuyalım, söyleyelim eğitim sistemimiz, seviyesiz, toplumsal bilinçimiz gelismedikce düzen ne kadar değişirse değişsin süzülen hep fakir olacak.

Füsun Akarsu
Füsun Akarsu - 2 yıl Önce

Aklınıza elinize sağlık Osman Bey, çok isabetli biçimde özetlemişsiniz durumumuzu. Devamını heyecanla bekliyoruz.

Nevriye cengiz
Nevriye cengiz - 2 yıl Önce

Deseniz ya beşibiryerdeye sevinen bir %51

Derya Balcan
Derya Balcan - 2 yıl Önce

Ben hep bizim gördüğümüzü diğerleri görmüyor mu diye hayıflanıyordum .Sorgusuz kabulleniyorlar nasıl bir sadakat diye cevabını arıyordum .Demek ki fakirlik sadece cepte olmuyormuş akılda fakir olunca maruz kaldığımız durum ortada ..,Her şeyi ne güzel anlatmışsın Osman abi AKLINA SAĞLIK kalemine sağlık

Derya balcan
Derya balcan - 2 yıl Önce

Aklına sağlık Osman abi

SIRADAKİ HABER