banner2

Seçim üzerine çeşitlemeler…

24 Haziran Cumhurbaşkanlık ve TBMM seçimleri ilk turda bitti. Başka deyişle Türkiye Cumhuriyetinde Yürütme ile Yasamanın kesin olarak ayrı olduğu yeni dönem ilk turda başladı.

Seçim öncesi yapılan bütün anketlerin, simülasyonların hepsinin bir tarafı tuttu, öte yanı açık kaldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda birinci belliydi, ikinci kim olacak üzerine yorumlar yapılıyordu.

Son düzlükte ikinci de belli oldu ama bu kez ikincinin ikinci tur hesapları tutmadı.

Bu seçimin ve sonuçlarının ülkemiz için hayırlı olmasını ve yeni dönemde daha temiz, daha üretken, daha özgürlükçü ve daha ahlaklı bir süreci hak ettiğimizi düşünüyorum.

İlk Turda Bitti

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplumun nabzını en iyi tutan lider olduğu gerçeğini ortaya koydu. Onun yaptırdığı açıklamadığı ve yol haritasını belirlediği anketlerinde ‘duygusal’ hiçbir veri olmadığını gördük.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Partinin ittifaksız gireceği seçimin ikinci tura kalacağını ve TBMM de mutlak çoğunluğa erişemeyeceğini biliyordu.

Öyle de oldu MHP ile ittifak, artı 11 puan getirdi ve yüzde 41’lerde olan kemiksiz desteği yüzde 52 + lara taşıyarak ilk turda Cumhurbaşkanlığı seçimini bitirdi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın aynı zamanda yürütmenin de başı olacağı Cumhurbaşkanlığını sağladı.

TBMM de ise Ak Parti yasama görevini 16 yıldır yaptığı gibi mutlak çoğunluğa ilk kez sahip değildir. Öncelikle Cumhur İttifak ortağı MHP’yi ikna etmek durumundadır. Bu yaşadığımız zor dönemde aslında bütün partilerin uzlaşacağı bir yasama sürecini yaşatmalıdır.

Bunu Millet İttifakı da biliyordu ama itiraf edemiyordu. Onlar hesabı MHP’nin yüzde 5-7 bandında olduğu üzerine yaptılar ve kendilerini fena halde kandırdılar. İnce’nin rüzgarı arkasına alarak çıktığı alanlarda Erdoğan ile uğraşırken aslında hesabı ikinci tura kendisini çıkaracak hamleleri yapıyordu. Bunda başarılı da oldu ve CHP nin 8 puan üzerine çıktı ama MHP yüzde 11 leri aşınca ikinci tur hayal oldu.

CHP nerede yanlış yaptı!

Kökü Cumhuriyetle akran olan bir siyasi parti aynı eski söylem ve suratlarla farklı sonuçlar alacağını düşünüyorsa dalalet içerisindedir. Başarısını, rakiplerinin başarısızlığı üzerine bina etmeye kalkarsa bina çöker altında kalır.

Yeni kuşak ile barışık olmayan, mağduriyetler veya adına vefa diyerek listeler hazırlarsan tepe tomurcuğu kesilen çam gibi hep güdük kalırsın.

Seçilme yaşı 18’e inmişken Deniz Baykal’ı aday göstermek ya da gençlik yerine mezhebi yükselen değer olarak ortaya koymanın seçmende karşılığı olmadığını bilmemek bir harekât planı değilse siyasi cehalettir. Bu seçim gösterdi ki CHP iktidarların en kolay mücadele edeceği ve yeneceği bir siyasi parti olmuştur.

MHP’nin iyi şeylere ihtiyacı var!

Seçim sürecinde yaratılan baraj altı kalacak algısı o kadar büyük baskı yaratmış olacak ki; Bahçeli’nin sonuçların hemen ardından ilk basın toplantısı yapan lider olarak ‘ durumunu korumayı ‘ ve ‘kilit parti’ olmayı bir zafer olarak nitelemesi şaşırtıcıdır. 2000’ lerde merkez sağ oyları yüzde 19 lara taşıyarak birinci parti olacak kadar zorlarken, bugün barajı aşmayı başarı görmek yanlıştır. Bir zamanlar kilit parti olan milli görüş anlayışı bugün Saadet Parti olarak etkisiz eleman durumundayken, milli görüşün içinden çıkan Ak Parti 16 senedir tek başına iktidardadır.

İYİ Parti ne yaptı?

MHP ile aynı tabana sahip İYİ Parti’nin planı için ciddi sıkıntı olacağını öngören Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan seçim sathı mahallinde ne Akşener’in ne de İYİ Partinin adını anmazken, medya da iktidara uyum gösterince Meral Hanım sadece miting toplantılarına katılanların izleyebildiği ‘One women Show’ yapmak zorunda kaldı. Bence böyle koşullarla yarışmasına rağmen bu seçimin en başarılı partisi İYİ Parti olmuştur ve tabandaşı MHP yi yakalamıştır. Seçim sürecinde kendilerine yapıştırılmak istenen FETÖ nün Truva atı yakıştırmaları da iflas etmiştir.

HDP yüzünü kandile değil halka dönmelidir.

HDP aldığı yüzde 11’in üzerinde oy ve 67 Milletvekili ile 5 partili parlamentonun üçüncü partisi durumundadır. HDP için kişisel düşüncelerimiz bu gerçeği değiştirmez. Gerçek olan sandık iradesini kimse yok saymamalı ve tabloyu doğru okumalıdır.

Bu tablonun öteki yüzünde ise HDP in doğru okuması gereken değerler vardır. HDP in kaygısı ve sorumluluğu ayrımcılık, bölücülük, terörden uzak olarak demokratik parti mücadelesi vermek olmalıdır. Altı bölgenin bir bölgeden büyük olduğunu kavrayarak davranıp ülkemizin bir partisi olduğu bilmelidir.

YORUM EKLE