banner2

SEN NEYMİŞSİN OKALİPTÜS ÖZKULA !

Bir yıllık üyeyi uçurtmaya bindirmek doğru olmaz. Eğer yaparsanız o zaman sadakat, liyakat ve vefa anlayışınızı gıdısından öperlerse kızmayacaksınız.

Hiçbir parti ile ilişkim yoktur. An itibari ile TBMM de olan ve dahi olamayan partileri dışarıdan izlerim bir oyum var kullanırım ama sadece sandık demokratı değilim. Hepsi hakkında bir fikrim vardır. Bunu da paylaşmaktan da çekinmem.

Aslında hepsinin tüzükleri ve bildirgeleri aynıdır. Farklılık soslardadır. Kimisinde dini motifler, kimisinde etnik vurgular, kimisinde halktan yana tavırlar, kimisinde milliyetçilik, kimisinde enternasyonel bakış vardır.

Ama hepsinin ortak yapısı demokrasi ürünü olmalarına rağmen hiçbiri demokrat çizgide değildir.

Yani patron ne derse o olur!

Bu dünün bugünün değil yaşadığım altmış yılın net özetidir.

O nedenle bugün partileri eleştirmek boyumu aşar.

Benim takıldığım ve en çok rahatsız olduğum konu bazılarının basamakları hoplayarak ve zıplayarak çıkarken talip olup seçildikleri görevin teri kurumadan üzerine basarak dahasını istemeleridir.

Bunlar paraşütle geldikleri için liyakat ahlakları yoktur. Onlar varsa dünya güzeldir. Onların olmadığı yerde tufan vardır. Hatta bataklıktır. Kendileri ihsanda bulunup okaliptüs ağacı gibi koltuğa kurulup bataklığı kuruttuklarını buyururken asırlık çınara karşı hadsizlik ettiklerinin farkında olamayacak kadar kafası güzeldirler.

Bilindiği üzere bataklıklara kurutmak için okaliptüs dikerler.

Şöyle bir yakın geçmişi taradım da

Geçmişte Baro Başkanı seçilen bir uyanık, 3.5 ay kadar sonra yapılacak genel seçimler için istifa ederek aday adayı olmuştu. O listeye bile giremeden kaybolup gitti ama onun yerine Baro Başkanı farklı görüşteki kişi bir süre sonra iki dönem vekil oldu.

O zaman ona çok kızarak ona Baro Başkanı olması için verilen oylara ihanet ettiğini yazdım.

Yine bir Genel Seçim öncesi Onur Öymen adaylık başvurusunu başka il yokmuş gibi Bursa’dan yapmıştı. Kılıçdaroğlu’nu yerlere göklere sığdıramıyordu. Listeye giremeyince ilk demeci ‘CHP’nin ekseni kaymıştır’ oldu. Ona da sen ilk üçe konsaydın böyle demeyecektin diye çıkıştım. Hatta onu pek çok değerli bulan dönemin İl Başkanı Gürhan Akdoğan’a sen daha değerlisin o aileden torpilli olmasına rağmen Bursa’ya geliyor ama sen parasız yatılı okuyan bu şehrin çocuğusun kendi kıymetini bil demiştim.

Şimdi gelelim bugünkü konuğumuza, Vildan Özkula İl Kadın Kolları Başkanlığına paraşütle indirilen Rotaryen bir hanımefendi.

Sonra seçim dönemi vasıl oluyor. Hanımefendi, erkeklerin kavgada söylemeyeceği lafı partisine yapıştırarak bataklık olarak sıfatlandırıyor. Ardından o kuruttuğunu söylediği bataklıktan güller gibi çıkarak seçilmiş başkan oluyor. Parti geçmişine baktığımda erken doğum misali yedi aylıklardan olduğunu görüyorsunuz. Hanımefendinin partiye başkan olmak için acil üye edildiğini görüyorsunuz.

Atanmasına karışmam ama bataklık dediği yerde özgür(!) oylarla seçilmesi, delegenin ne kadar duyarlı(!) olduğunu göstermektedir.

Ama yetmez ki! Kadın Kolları Başkanlığı kesmez ki! Kendileri rotaryen bir hanımefendi yerel seçimlerde en tatlı kavun olan Nilüfer’i seçerek Belediye Meclisine Adaylık başvurusu yapıyor. Hem nasılsa istifa gerektirmiyormuş. Yani seçilemezse makam yan cepte duruyor.

Bir yıl içerisinde partisine üye olup, ardından Başkanlığa atanan, bataklık dediği yerden maalesef tekrar seçilen, ardından Belediye Meclisine adayım diyen başka bir yetenek varsa susarım ama bu düzene alet olunursa CHP nin vefa, liyakat ve sadakat anlayışını gıdısından öperim.

Ak Parti boşuna ‘Allah CHP’ye zeval vermesin’ diye boşuna demiyor

YORUM EKLE
YORUMLAR
Murat TURAN
Murat TURAN - 2 yıl Önce

Ne çıkacak diye sabırla okudum da, büyük zaman kaybı yaşattınız bana.