banner2

SEVİ-YORUM

Yüreğimiz ağzımızda yaşadığımız bir sezonu daha geride bırakıyoruz.
 
Arada bir denk gelen görkemli dönemler, hele ki lig şampiyonluğumuz artık çok uzaklardaymış gibi geliyor!
 
Doğrularımız ne kadar azalıyorsa, yanlışlarımızda o oranda artıyor.
 
Bursaspor, bir türlü bu kentte yaşayanların ilk önceliği olamıyor.
 
Spor kanallarından birine telefonla bağlanan bir hemşerimiz, Bursa'dan aradığını belirtiyor. Programcı ''Ooo çok güzel, hadi Bursaspor'dan sözedelim" diyor. Ama kardeşimiz, Beşiktaşlı olduğunu ve Beşiktaş'la ilgili konuşmak istediğini söylüyor.

İnsanların farklı renkleri benimsemeleri ne kadar doğalsa, Bursa'da doğan ve Bursa'da yaşayanların da Bursaspor'la ilgili konuşacak hiçbir şeylerinin olmaması fazlasıyla garip değil mi?
 
Bursaspor, altyapıda gerçekleştirdikleriyle bu ülkenin gündeminde yer aldı her zaman.
 
1989 yılında alt ligde şampiyon olan B takımımız da bir üst lige yükselmişti. Üstelik kadro ağırlıklı olarak bu kentin çocuklarından oluşuyordu.
 
Hovardalığın sonu yok. Emek verilmeden sahip olunanlar kolayca tüketiliyor ülkemizde. 
 
Kendi işlerinde son derece profesyonel olan yöneticiler, konu kulüp yönetmeye geldiğinde inanılmaz birer acemi oluyorlar.
 
Artık herhangi bir devlet kurumundan farkı kalmayan federasyonun denetleyemediği kulüplerimize de, gereken ayarı UEFA veriyor.
 
Gidişin sonu hayra alamet değil. 
 
Bizim önceliğimiz Bursaspor!
 
Bu kulüp; tarihimizin ilk şampiyonluğunu yaşadığımız dönemin büyük başkanı, rahmetli Yazıcı'nın ilkeli duruşunu örnek alacaklarla ayakta kalacak.

Yani;
 
Hiç gerek olmadığı halde, Atatürk Stadı'nı acımasızca yıkıp, 7 yılda yaklaşık 750 milyon lira'ya bir ucubeyi bitiremeyenler ve taraftarları umreye götürmeyi marifet sanan zihniyet camiadan uzak tutulacak.
 
Taraftar; karda,yağmurda, çamurda kolaycılığını bırakacak. 'Adı aşksa bu eziyetin' eğer, sevgi karşılıksız gösterilecek!
 
Artık beklentimiz paradan sözedenler değil, önceliği Bursa ve Bursa'nın çocukları olan Bursasporlular'da!

YORUM EKLE