banner2

Takım olma yolunda…

İki kardeş takımın maçında, başka bir takıma karşı yapılan gereksiz sataşmalı tezahürat sebebi ile alınan ceza, Kurunun yanında binlerce yaşın yanmasına sebep oldu.

Ve aslında Passolig ile olması gereken, ancak TFF tarafından ilgili yönetmelikler değiştirilip, cezanın bireyselleştirilmesi sağlanmadığı için, birçok arkadaşım gibi ben de, Alanyaspor maçını bu anlamsız ceza sonucu TV’den izlemek zorunda kaldım.

İlk dokuz maçı hücum açısından hiç kanat organizasyonu yapmadan oynadığımızı bu maç net olarak göstermiştir. Latovlevici ve Burak, iki kanatta hem savunma ve hem de hücum açısından kattıkları ile umut vermiştir.

Sahanın her yanında ısıran/savaşan/rakibini rahatsız eden Bursaspor, rakibi Alanyaspor’ un da zaafları ve yetersizlikleri ile rahat bir galibiyet almıştır. Tunay ve Stancu’nun bomboş pozisyonda kaçırdıkları olmasa, çok daha farklı sonuç olacaktı.

Daha iyiyi ve daha güzelini aramak için, tüm bu güzellikler yanında gözden kaçırmamamız gereken bazı unsurlar dikkatimi çekti.

Kaçırdığı golden sonra sıkıntılı olduğu her halinden belli olan Stancu’nun, atılan ikinci golde arkasını dönüp, gitmesi ve gol sevincine katılmaması; desteklenmesi gereken baskı/psikolojik sıkıntı olduğunu gösteriyor.

Aslında ikinci golde takımın komple sevince katılımındaki eksiklik, takım olma yolunda bazı çalışmaların daha yapılması gerektiğini gösterdi. Bundan önceki maçlarda da gördüğüm, özellikle VAR kararları ile ilgili tepkisizlik/ortak hareket etme eksikliği, Sivas maçındaki gibi rakibinin kontrolü ele aldığında takımın toparlanmasını ve tepki vermesini sağlayacak birlik olma hususlarında, problemlerin olduğunu görülmektedir.

Ertuğrul’un takım kaptanlığının tüm takımca içselleştirilmediği de görülüyor. Takımda saha içi liderlik eksikliği olduğunu düşünüyorum. Teknik ve İdari ekibin bu hususlara dikkat ederek üzerinde çalışması gereklidir.

Bu maça mahsus olarak Barış ve Okan’da gözüme çarpan hususlar ise;

Basında çıkan sağ bek de aranacak haberlerinin etkisi ile midir bilemiyorum, ancak Barış maç boyunca sinirli ve savunmada dikkatsiz gibi göründü. Hatalar yaptı. Ayağına hakim olduğunu ve oyunu geriden iyi kurduğunu düşündüğüm Okan Kocuk’da geriye gönderilen birçok pozisyonda topu, dışarıya/kontrolsüz attı.

Altıncı hafta sonu yazımda da belirttiğim gibi, iç saha maçlarının hepsini kazanmak durumundayız ki, ikide iki yaptık. Dışarıdan gelecek puanlar da yerimizi belirleyecektir. Ara transferde öncelikle Kembo dahil gidecekler için çalışma yapılmalı ve sonra da 10 numara ve kanatlara çözüm bulunmalı.

Her takım Alanyaspor gibi yumuşak oyun ile bize boş alan vermeyecektir ve bu maçta görülen kanatların iyi çalışması örneğinin Ligin 2.yarısında daha etkili olması için, doğru transferler yapılması, bizi ilk sekize taşıyacak ve hatta belki Avrupa kupalarına katılma şansını getirebilecektir. En azından bir sonraki yılın istikrarlı takımın oluşması sağlayacaktır. Toplam maliyeti aşağıya çekip, daha etkili takım kurmanın mümkün olduğu görülmüştür ve daha da iyisi yapılabilir.

YORUM EKLE